şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Ekim 2013 Perşembe

ifade

sesler
patlar ve birleşir
söylenenle duyulan
aynı şeyler değil.

aynı notada bulaşana dek
konuşmamız anlamsız
yüzümdeki bu ifade
mutluluk değil.

sen yutan eleman
ben etkisiz
biz asal sayılar
kendimize bile bölünmeyiz.

de ki bir rüya bu.
de ki oynayanlar seyirci
en güzel rüyalar gün içinde izlenen
oysa ki uyanmak da uykunun parçası
gündüzün değil.



Dışarısı

karıncılar kırmızı ışıkta durmaz
ben her yerde seni aramamalıyım.

bu gemi burdan geçecek
dedi ve yardı denizi.

-köpeğimiz kayboldu, ağlamaktan helak olduk.
-ben de akbilimi kaybettim. geceleri gözüme uyku girmiyor.

köprüden geçiyorum panik içindeyim
doktor, eve nasıl döneceğim?

6 Ağustos 2011 Cumartesi

Prime time

Galada yolumu kaybettim
Davetiyemi iade ettim
Kırmızı halılar fışkırdı damarlarımdan

Hem yazdım hem seyrettim
Oysa ki yanlış filme
bilet almışım.

26 Haziran 2011 Pazar

Dualarda karakter sınırı

süren sona ermeden
konuş benimle dedi tanrı
masterlı, diplomalı, tam donanımlı
yoğun bir ajandası vardı

deri koltuğa uzanmış sıkıntılarımı anlatırken
birden aklıma geldi
cebimde beş kuruş para kalmamıştı

taksiciye beş lira, dilenciye on beş lira
derken unutmuştum seansın yüz lirasını
sorun değil dedi tanrı
başka yoldan hallederiz

5 Şubat 2011 Cumartesi

Ölümcül olmayan fırtına

kırmız ışık ihmallerinde
hep tuzak soruyu takılırım
ağmak ıslatan yağıyordu
şemsiyem yanımdaydı ama kullanmadım

intiharsa hemen etmeli
henüz ortada bi sebep yokken

4 Ekim 2010 Pazartesi

yasak

kafetaryaya oturduğum gibi bir sigara yaktım
bugün sigara yasağının ilk günü.
bir polis memuru yanaştı "ehliyet,ruhsat?"
"hay hay" dedim.
"bizimle merkeze kadar gelmelisiniz"
merkezde çay ikram ettiler
ne iş yaptığımı sordular.
"armatörüm.bu da teknelerim.resimlere bakın"
defne ve ıtır
pek ala, pek çıtır.
"bakımları, izinleri her şey tam mı?"
"sorunsuz, memur bey"
eh, bizi de gezdirirsiniz artık"
"hay hay" dedim,gülümseyerek.
dışarı çıktım bir sigara yaktım
artık özgür bir insandım.

16 Temmuz 2010 Cuma

Masum

Seni sevmiştim!
diye bağırdı,en iyi arkadaşının ardından
sana güvenmiştim!
cevap gelmedi.
boşalttı içindeki tüm ünlemleri
gık bile demedi karşısındaki
ki deseydi bu onu iyice delirtirdi

neyse ki ölüler konuşmaz.
en azından öyle derler
sadece katiller bilir
ne kadar çenesidüşük olduklarını,
bazı ölülerin
o da biliyor.

14.7.10

Firari Bozgun

kırık kalpler değil
yaşlı bir kemik kırığı gibi kaynayamadık
yazgımız ayrı,yollarımız ayrı
yazgı diye bir şey var mı bilmem ama
inanmak isterim.

seni başkasıyla gördüğüm an
soluğu odamda aldım.
zaten sadece odamda soluk alırım.
seni de oradan,odamdan gördüm
yürürken onla,elele,mutlu,tasasız
gelmemiştin buraya
gelmek istemedin,iyi ettin
gelsen de nefes alamazdın eminim.


bugün ayın kaçı Temmuz 2010

Damgalanan

beni kendine saklama
imzala ve iade et
bahşiş falan da verme
yoksa gene gelirim

melek gibi dolaş karalarınla
masabaşında oyala ve ihanet et

şeytan ağlıyor gözlerinde
önüme bile bakamıyorum
korkudan
hep korkudan
kitap bile okuyamaz oldum.

mektubumu okumadan imha et
sevgilin
seni gerçekten seven sevgilin

8.6.10

11 Ekim 2009 Pazar

HAD

soğuk betonda gölgesi
nefesi kokan kalbinin
kırmızı bir şekerdi
yalıtkan ve kaprisliydi
erimeden tükendi..

köprüler birleştirmez,ayrılığı vurgular
geçmiş,gelecekten çalınmış zamandır.

kırılmasınlar diye sıraya dizdim hayalleri
kılık-kıyafet,boy sırası vs.
istiklal marşını okuttum
varlıklarını yokluğuna armağan ettiler
gururlandılar
Ufuk Özkul'un parçası olmaktan
adım adım yollandılar küçük,havasız karelerine
(özgürce!)
yaşasınlar diye
artık demokrasi görünümlü bir dikdatörlüktüm.

en büyük ziyafetleri
zehir eden o altın tabağı,
kıramadım..

Bilenen Kılıçlar ve Aşınan Bulutlar

"o mucizeleri unut gitsin Zia.Hiçbir anlamları yok"

overdose sevgilim
öznelliğim
sonunda seni terk ettim

us dışıma yönlendirdim kirpiklerini
türk filmlerinde olmayan bir sahne
aşkınla biledim susuz dişlerimi
tanısaydım sevmezdim seni

-dengesini kaybetmiş rehabilitasyonum traverslerde asılı
uyku öncesi bal afyonum
ben benim,sen sensin.
biz ortak değiliz.
genel değiliz.
lüzümlü ya da lazım değiliz
lazımlık bile olamayız.

overrated sevgilim
sahi,seni ne zannetmiştim?

25 Temmuz 2009 Cumartesi

Bender in chains

sen hariç herkesi öptüm
ama midemdeki ağrı geçmedi
tüm kahramanlarım
tüm olmak istediğim kişiler
ya çizgiden
ya da ölüler
televizyon karşısında uyumuşum
sarhoşum



İYİLEŞME YOK



BELİRTİ YOK



aşkla bağlı olmalıydık
her saat çalışında sesini duymalıydım
özledim sefil krallığımı
yerlere akarken rimelin
yalnızlık boğazıma takıldı tükürdüm

bilmiyorum ki insanlar nasıl konuşur?
keşke görebilseydin.

13.07.2009

hallucination

çekiyorum bilindçdışımın kahrını
tembel kumsaati yavaşça yürürken
hayali gerçekler içindeyim
farazi

para,araba ve mona lisa
üç dilek hakkı tanıdılar bana
dopamin,seratonin ve adrenalin
kredi kartıyla da beslenirim

aşkımız büyüktü futbol topundan bile
bütün mezarlıkları dolaştık seninle
önce dikkatle baktım
sonra konuşmayı unuttum

25.7.2009

14 Temmuz 2009 Salı

2-2+3.8+9/6

her buluşmamızda birisi öldü
ben de müzeleri taklit ettim

menekşeler hıçkırdı ki görsem tanımam
bir kuş geçti cinsi nedir bilemem
bir araba güldü markasını göremedim
neye gülüyosun?
radyoda sevdiğim şarkı
sen mi söylüyodun bunu yoksa?
her şeyi yazmaya başladım

sırlar gizli kalmalı

uçak düştü yanıbaşımıza
bir turist gibi seyredaldım
özürlü gibi ağladım
seni sevmem ikimize de küfür gibi
06.07.2009

2-2+3.8+9/6

her buluşmamızda birisi öldü
ben de müzeleri taklit ettim

menekşeler hıçkırdı ki görsem tanımam
bir kuş geçti cinsi nedir bilemem
bir araba güldü markasını göremedim
neye gülüyosun?
bir insan yürüdü adını hatırlamıyorum
radyoda sevdiğim şarkı sen mi söylüyodun bunu yoksa?
her şeyi yazmaya başladım
ama istanbul'un boktan tepelerine sorarsanız yazamıyorum

kolay şeyler karışık şeylerden daha zor
basit şarkılar saatlerce dinlenir
aptal filmler defalarca izlenir
kötü kitaplar
zevksiz aşklar
zavallı şiirler
vasat romanlar
iyileşmesi beklenen ama tekrarlanan hastalıklar
saat 4 olmuş verimli bir gece

uçak düştü yanıbaşımız
abir turist gibi seyredaldım
özürlü gibi ağladım
seni sevmem ikimiz için de küfür
06.07.2009



9 Temmuz 2009 Perşembe

kayalıklarda parçalanan dalga ve bir tükürük

ne ruhaltı ne de
bilinçdışı
camlar kırık
paranoyakça kilitlenmiş
ıslak dudakların
ıslak satırlar
unutturdular bana lanetli
ormanların ekosisteme etkisini
siber ağa
yuva yapan örümcek
endüstriyel bir artık artık
hayatım
geri dönüşümsüz hücreler
ve dönüşümsüz bir böcek
gençlik yaşlılık ayrılık seviş barış
siyah poşetlerde
hediyem sana
kurdelalı köpek kemikleri
kurtulmamız lazım sevgilim
sokakların ilaçlanması lazım
hava sıcak
çoğaldı sinekler
ve düzüştükleri pislikler


10.06.2009

teskin

mucize bekliyorum orospu
sözcüklerinden
bir karmaşa varsa eğer
bil ki kederden
oysa ki cahilim basitim sadeyim
sadece fışkıracak
bir yer arar gibi sinirlerim
istersen hiç düşünme

mucizelerin gönlü kırgın
telaşla
ama paniklemeden
tek sıra halinde
çatıyoruz kaşlarımızı
her beraber bir iki
pratik mükemmelleştirir
ateş dansı
tapının güneşe
çünkü bizi o yarattı
yükselen bir koku
keskin
zil çalıyor
yoksa mola mı bu?

hayır büyülü sözcüklere ihtiyacım
yok
nerede kaldı metanetin?
işteş aşklar sona erdi
artık sezgilerim kişisel
hani sonsuza kadar benimdin?

03.07.2009

9 Haziran 2009 Salı

vosvos terbiyecisi

Dünyanın neresine
Giderseniz gidin
Bir tosbağa bulursunuz
Boynu bükük,çenesi düşük
Sabaha kadar anlatırken size yaşadıklarını
Ölümsü bir uykuya dalar şaşırırsınız

Ağlak gözlü tablolar
Işıl ışıl gecede
Parlarken bir yanlışlık
Yapmışım diyorum
Işıklar açık
Unutmuşum..

İçmek istiyorum
Kafamı bombok etmek istiyorum

Sansürsüz yaşam tiyatrosunda
Bir aslan terbiyecisi ağlıyor
Ne yaparsan yap sonunda
Duyuların kayboluyor

Mayıs-2009

28 Kasım 2008 Cuma

karanlıktakiler

toparlanın gidiyoruz sizi ruhsuz ölüler
hiç bir şey beklemeden karşılıksız sevenler
çekilmez hayatlar,imkansız aşklar ortak yanlarımız
ve insanı bırakmaya iten daha bir çok neden

sahibi olmadığım bir şeyi hayallerimde barındıramam
gerçekleri sislerin ardına saklamayı başaramam
korkum cesarete dönünce dökülür saçılır içimdekiler
duygularımın çoğu incinse de zarar görmez karanlıktakiler

sevgi bile ne kadar dayanabilir acıya
bir de elinde değersiz bir hayat kalınca
çok zor gelir alışmak,yaşamaya çalışmak
renksiz,solgun,ruhsuz bir ölümün karanlığında.

aşk elbet bir yerde tıkanır,kaybolur gider
ama bilinmez ki insan kaç kez ve ne kadar sever
bir kalbi ikna edecek gücü yoktur kimsenin
böyle anlarda köşelerine siner,ağlar karanlıktakiler..

şubat-2006

18 Kasım 2008 Salı

nekropsi

kimliğini dişlerinden tanımladık
gerisi paramparça,et ve kemik yığını
20li yaşlarda siyah saçlı
hayvanca yaşamış bir insan hayvanı
rüyasında sürüsü kaybolmuş
o da uçurumdan atlamış
ama bulamamış onları.
şimdi sürü yok,o burda.

,insan hayvanı,uzaktan sevmesi kolay
ama tanıyıp da seveni yok
her şeyi ve kendini çekilmez bulur
etrafında yıldızlar çakar ama
kendini ıssız bi adada sanmaktan zevk alır durur

tanınıp da sevilesi değilmiş ne yazık!
ne kendisi için yaşar ne bir başkası için
onunkisi böyle bir bencillik
hiçkimseyi haketmez,kendini çekilmez bulur

hayvanlar aleminden uzakta değiliz
kurbağanın kalbini çıkartıp takın,yaşar
beyinciği alınmış bir kuş yön duygusunu kaybeder
ama yaşar,
insan ise kalbiyle yaşayamaz
zorda kalıp ona kulak verirse
ne yönü kalır ne duygusu..
--------------------------------------------
bu yüzden en şanssız insanlar
kalbiyle konuşan alkoliklerdir