noktayı sildi virgül koydu
yazdıkları bir öykünün sonu değil
bir romanın girizgahıydı.
zırva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
zırva etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Şubat 2011 Cumartesi
9 Temmuz 2010 Cuma
DÜNYA KUPASI
FUTBOL CENTİLMENİ
sakin bir koyun tepesinde konumlanan
odamda uçuşan sinekler ve kıyıya vuran
dalgaların sesinin bileşimi vuvuzela gibi
nizami gol ile ofsayt arasındaki
ince çizgide
koşuyorum gayrınizami.
dev ekranda dünya gördü
ama hakem vermedi golümü.
BEYAZ PELE(AHTOPOT PAUL)
Sorbonne'da beni sormuşlar
İşim olmaz akademikle,
Top yuvarlak,müdafaa'a konsantre
ama yıllar geçti hüsranla,ümitle.
Sırtı dönük pivot forvet
gibi bekledim asistleri
ne gelen var ne giden
yok mu bozan kehanetini
Bunlara şiir denemez tabii ancak şiirin Cantona'sı Cemal Süreya'nın "Metin Oktay" şiirini yazıcaktım ama çok uzunmuş.bi ara yazarım umarım.
Hollanda yıllar yılı en güzel top oynayan takım oldu.DK98,EURO00,EURO08 benim bildiklerim.En şahane,en harika topu oynayıp da elendiler.Kazanamadılar eleme usulünde.En kötügörünen Hollanda'yı seyrettiğimiz bu DKda finale çıkarak Ömer Üründül ve ahtapot Paul hariç herkesi şaşırttılar.Kaybettikleri o yılların şerefine de hakediyolar bu konumu.İspanya ise yıllar yılı(08'e kadar) gizli favor,gönüllerin temsilcisiydi.Şimdi Avrupa Şampiyonluğu üstüne DK ile önemli bi efsaneyi gerçekleştirmek üzereler.Her ikisi de gönüllerin şampiyonu.Kaybetme korkusuyla hatayı kaldırmayan ve pısırıklaşan futbolun zevk vermeyeceği aşikar ancak en azından bu sefer gönüller kazanacak.Kim kazansa sevinirim kıvamında bi final.Gönül ister ki 2014te Uruguay-Gana(vb) bi final görebilelim.98-00 fransa 08-10 ispanya olursa önümüzdeki yıllarda,özellikle 18-20 turnuvalarında ahtapot pauller çoğalıcak,bir dünya olucak.herkes ahtapot paul olucak.
sakin bir koyun tepesinde konumlanan
odamda uçuşan sinekler ve kıyıya vuran
dalgaların sesinin bileşimi vuvuzela gibi
nizami gol ile ofsayt arasındaki
ince çizgide
koşuyorum gayrınizami.
dev ekranda dünya gördü
ama hakem vermedi golümü.
BEYAZ PELE(AHTOPOT PAUL)
Sorbonne'da beni sormuşlar
İşim olmaz akademikle,
Top yuvarlak,müdafaa'a konsantre
ama yıllar geçti hüsranla,ümitle.
Sırtı dönük pivot forvet
gibi bekledim asistleri
ne gelen var ne giden
yok mu bozan kehanetini
Bunlara şiir denemez tabii ancak şiirin Cantona'sı Cemal Süreya'nın "Metin Oktay" şiirini yazıcaktım ama çok uzunmuş.bi ara yazarım umarım.
Hollanda yıllar yılı en güzel top oynayan takım oldu.DK98,EURO00,EURO08 benim bildiklerim.En şahane,en harika topu oynayıp da elendiler.Kazanamadılar eleme usulünde.En kötügörünen Hollanda'yı seyrettiğimiz bu DKda finale çıkarak Ömer Üründül ve ahtapot Paul hariç herkesi şaşırttılar.Kaybettikleri o yılların şerefine de hakediyolar bu konumu.İspanya ise yıllar yılı(08'e kadar) gizli favor,gönüllerin temsilcisiydi.Şimdi Avrupa Şampiyonluğu üstüne DK ile önemli bi efsaneyi gerçekleştirmek üzereler.Her ikisi de gönüllerin şampiyonu.Kaybetme korkusuyla hatayı kaldırmayan ve pısırıklaşan futbolun zevk vermeyeceği aşikar ancak en azından bu sefer gönüller kazanacak.Kim kazansa sevinirim kıvamında bi final.Gönül ister ki 2014te Uruguay-Gana(vb) bi final görebilelim.98-00 fransa 08-10 ispanya olursa önümüzdeki yıllarda,özellikle 18-20 turnuvalarında ahtapot pauller çoğalıcak,bir dünya olucak.herkes ahtapot paul olucak.
17 Mayıs 2010 Pazartesi
Türk Futbolunun Gerçek Devrimi
Şaibe kelimesinin tarif etmekte zayıf kaldığı bir ortamdan Fenerbahçe’nin kucağından şampiyonluk kupasını almak her babayiğidin harcı değil.Öncelikle bu yüzden Bursaspor’u kutlarım.
Ayrıca Anadolu takımlarının şiddetle ihtiyaç duyduğu özgüven ve özsaygıyı onlara armağan etmek gibi önemli bir iş daha başardılar bu şampiyonlukla.
Ancak oluşan bu tabloda(Bursaspor’un şampiyonluğu da kuşkusuz net bir devrim ) başka bir noktanın,başka bir devrimin Türk Futbolu’nun geleceği açısından dönüm noktası olduğu fikrindeyim.
Her taraftardan azgın bir müşteri,her kupadan tek şampiyon(o da kendisi-her ne şekilde olursa olsun-) yaratmaya dayalı Aziz Yıldırım tipi başkanlığın,”Feneğbahçe Cumhuğiyeti” saçmalığının,medyadan yönetime tüm futbola egemen olan sarı-lacivert diktanın,Real Madridleşme çabasının,kraldan çok kralcılığın belki de sonu olacak bir şampiyonluk bu.Bu şampiyonluğun gerçekten büyük bir anlam kazanması ve sıklıkla dile getirildiği gibi devrimsel bir özellik taşıyabilmesi için;Bursa’nın diğer Anadolu kulüplerine iyi örnek olması gibi,Fenerbahçe’nin bugünkü vaziyetinin de diğer büyüklere,özellikle göz boyamaya dayalı saçma sapan transferleriyle gün geçtikçe batan Beşiktaş’a(ve onun Aziz Yıldırım hayranı başkanına) kötü örnek olması gerekmektedir.
4 yılda 2. kez bu büyük şoku yaşayan Fenerbahçe’nin girdiği bu depresyondan çıkması kolay olmayacak ve bazı taşlar yerinden oynayacak.Umarım ki bu bunalım hali futbolumuzdaki medyatik ve endüstriyel çılgınlığın sonu olacak.Zaten bu çirkin oligarşi sona erdiği an Bursaların,Trabzonların,Gazianteplerin şampiyonluğu da sıradan bir durum haline gelecektir.
Ayrıca Anadolu takımlarının şiddetle ihtiyaç duyduğu özgüven ve özsaygıyı onlara armağan etmek gibi önemli bir iş daha başardılar bu şampiyonlukla.
Ancak oluşan bu tabloda(Bursaspor’un şampiyonluğu da kuşkusuz net bir devrim ) başka bir noktanın,başka bir devrimin Türk Futbolu’nun geleceği açısından dönüm noktası olduğu fikrindeyim.
Her taraftardan azgın bir müşteri,her kupadan tek şampiyon(o da kendisi-her ne şekilde olursa olsun-) yaratmaya dayalı Aziz Yıldırım tipi başkanlığın,”Feneğbahçe Cumhuğiyeti” saçmalığının,medyadan yönetime tüm futbola egemen olan sarı-lacivert diktanın,Real Madridleşme çabasının,kraldan çok kralcılığın belki de sonu olacak bir şampiyonluk bu.Bu şampiyonluğun gerçekten büyük bir anlam kazanması ve sıklıkla dile getirildiği gibi devrimsel bir özellik taşıyabilmesi için;Bursa’nın diğer Anadolu kulüplerine iyi örnek olması gibi,Fenerbahçe’nin bugünkü vaziyetinin de diğer büyüklere,özellikle göz boyamaya dayalı saçma sapan transferleriyle gün geçtikçe batan Beşiktaş’a(ve onun Aziz Yıldırım hayranı başkanına) kötü örnek olması gerekmektedir.
4 yılda 2. kez bu büyük şoku yaşayan Fenerbahçe’nin girdiği bu depresyondan çıkması kolay olmayacak ve bazı taşlar yerinden oynayacak.Umarım ki bu bunalım hali futbolumuzdaki medyatik ve endüstriyel çılgınlığın sonu olacak.Zaten bu çirkin oligarşi sona erdiği an Bursaların,Trabzonların,Gazianteplerin şampiyonluğu da sıradan bir durum haline gelecektir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)